tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2019 Pazartesi

Şiddetli Tutku

Tutkunun en şiddetli halini merak ediyordu. Bunun sınırı ne olabilirdi? Aklına pek çok şey geliyordu ama daha fazlası mutlaka olabilirdi. Gerçi insanların tutku anlayışı farklılık gösterebilirdi. Birinin en şiddetli hali diğerinin en hafif hali olabilirdi. O yüzden kendi skalasına göre en şiddetlisini bulmak istiyordu. 

Canını sıkan bir nokta bunu nasıl yapacağı ile ilgiliydi. 

Düşündü, düşündü, düşündü... Sonunda nasıl yapacağını bulmuştu.

Kendi yazılarını paylaştığı, resimler ve fotoğraflar paylaştığı bir hesabı vardı. Ve azımsanmayacak sayıda da takipçisi ve okuyucusu vardı. 

' Tutkunun en şiddetli hali sizce nedir ? Bunu fotoğraf yada çizimlerinizle gösterir misiniz?' diye sordu. Gönderileceklerin hepsini kendine saklayacak hiçbir şekilde paylaşmayacaktı. 

Bir hafta böylece gelenleri topladı. Bir hafta sonunda bakmaya karar verdi. 

Bazıları çok pornografik bazıları ise çok soft şeylerdi. Bazı çizimler gördü onları çok beğendi. Harika çizilmişlerdi. Fakat yeterli gelmemişti. O istediği şiddetli hali göremiyordu. 

Yüzlerce şeye baktı belki. Ama hiçbirinde istediği kıvamda, işte bu diyebileceği görüntüyü bulamıyordu.

Tam galiba bulamayacağım derken bir çiftin attığı fotoğrafları gördü. Bir çıplaklık yoktu. Erotizm belki ama daha fazlası da yoktu fotoğrafta. Ama tam da bu dediği fotoğraf olmuştu. Aslında iki ayrı fotoğraftı. Fotoğraf yüzünde bir tebessüme neden olmuştu.

Fotoğrafı atan çifte teşekkürlerini sundu. Ve tutkunun bu en şiddetli halini bulduğuna sevinip bunu yazıya dökmeye başladı. 

20 Şubat 2019 Çarşamba

Tutkulu Bir Dans

Dans onun için özel günlerde yapılan yada meslek olarak yapılan bir şey değildi. Dansı, sokakta özgürce kendi figürlerini yapan dansçılardan görmüş ve sevmişti. Hatta izlemekle yetinmemiş yanlarına gitmiş ve meraklarını gidermişti. O dansçıların kendisine karşı olan yaklaşımı ve ilgisi dansa olan ilgisini daha da arttırmıştı tabi.

Dans kurslarını denedi daha sonrasinda. Dans gösterilerini izledi. Fakat onun ruhunu yansıtmıyordu. Çünkü biribirine benzer hareketleri tekrarlıyordu hepsi. 


Ne yapabilirim diye düşündü bir süre. Ve dansla ilgili bir aktivitesi olmadı. 


 Evinde otururken bir gün, buldum dedi.  Daha önce nasıl aklına gelmediğine şaşırdı. Telefonun kamerasını açıp karşıya sabitleştirdi. Ve kendi figürlerini yaratmaya basladi. 


Beğendiklerini seçip daha ileriye taşımak için çalıştı. Gün içinde kalan bütün vaktini buna ayırıyordu. Sabahlara dahi yorgun uyandığı zamanlardı.


Ve kendine özel kıyafet de yaptırıyordu. İstediği bir kıyafeti. Estetik görünmeliydi dansı. Herkes hayran olmalıydı. 


Ve uzunca süren çalışmalar için sonuç alma günü gelmişti. O dansçıları gördüğü yere gitti. 


Müziğini açtı. Gözlerini kapadı. Yavaş tempoda dansına başladı. O an müzik ve dansına odaklanmıştı. Nasıl görünüyordu? Yapabiliyor muydu? Bunları düşünmüyordu o an. 


Gözlerinin önüne kendi silütini getirdi sadece. Ve gülümsedi. 


Tutkulu bir aşık gibi dansın kollarına kendini bırakmıştı.


Performansının sonuna gelmişti. Son hareketlerini tamamlarken alkışları duymaya başlamıştı. Mutlu olmuştu. Terlemişti de. Nefes nefese bir hale gelmişti.


Bu anda gözlerini açmıştı. Ve karşısında bir kız çocuğunu gördü. Onunla beraber aynı hareketleri yapıyordu. Performansı beraber bitirmişlerdi. 


Alkışlardan çok bu durum hoşuna gitmişti. Büyük bir ödüldü bu onun için. 


Uzun çalışmaları çok güzel sonuçlanmış ve mutlu olmuştu. Dansın tutkusu yine bulaşmıştı etrafa.

17 Şubat 2019 Pazar

Boğuşma

Sahile köpeğini indirmiş çimenler üzerinde onunla boğuşuyordu. Kurt köpeği cinsi bir köpekti. Her hafta bazen üç gün bazen de beş gün köpeğini alır gelirdi sahile. Ama her zaman aynı saatlerde gelirdi. 

Ben de her zaman aynı ağaca yaslanır, kitabımı okur, yanımda hangi içkiyi getirdiysem onu yudumlarım. Ta ki o köpeği ile gelene kadar. Ondan sonra gözüm hep onlarda olur. 


Bir şekilde dikkatimi çekmeyi başarıyorlar çünkü. Tatlı yüz hatlarına sahip genç bir kız ve sevimli köpeği kimin dikkatini çekmez ki zaten.

Konuşma girişiminde bulunmayı hiç düşünmemiştim. İzlemek daha güzel geliyordu. 

--------------------------------------------
Aradan bir hafta geçmişti. Fakat bu bir hafta boyunca gelmemişlerdi. Alıştığımdan olsa gerek merak etmiştim. Soracak kimse ise yoktu. Kaygılıydım.

Aradan ne kadar zaman geçmişti hatırlamıyorum. Bir elektrik direğinin üzerinde kayıp olduğu ve genç kızın numarası yazıyordu. Telegonu kaydettim. Belki bulurum diye.


Eve doğru giderken sokaktaki kedilerim de beni bekliyordu. Her zaman yemek verdiğim. Yine yanlarına gidip yemeklerini önlerine koyduğumda iki apartmanın arasındaki boşlukta iki köpek gördüm. Ve birinin tasmasını görünce onun köpeği olduğunu anladım.


Fotoğrafını çektim ve o numaraya gönderdim. Önce oha mesajı ve arkasından telefon araması geldi. Sevinçli bir ses tonuyla çok sevindim çok teşekkür ederim diyordu. Önemli değil derken adresi de verdim. Hemen geliyorum diyerek telefonu kapadık.


Köpeği ise hiç istifini bozmadan çiftleşmeye devam ediyordu.


Bir yandan ona gözcülük ederken bir yandan da sahibini bekliyordum. On dakika yirmi dakika geçmiş hala yoktu.


Bir an köpeklere dalmışken arkamdan gelen sesle irkildim. Siz, köpeğimle beni izleyen kişisiniz diyordu bu ses.


Kendimi koyverip gülerek ' yakalandım' dedim.


- demek izleyen sadece ben değilmişim.


+ benimki izlemek sayılmaz, sadece beni izleyen gözleri gözlüyordum.

- ne fark eder. Hem bu sevimli köpekle hallerinizi kim olsa izlerdi.


+ şu an pek sevimli değil sanki. Diyerek gözleriyle onu işaret ediyordu.


- ah! Doğru.


Sonra ona doğru seslendi. Sahibini duyunca kafasını kaldırıp baktı. Ve yanına doğru koştu. Bir özlem gideriyorlardı sanki. Onları böyle bırakmak gerekiyordu diye düşünüp, benim görevim bitti galiba, iyi günler dedikten sonra uzaklaşacak iken tatlı bir ses tonuyla çok teşekkür ederim dedi. Bana değil onlara teşekkür et diyerek gözlerimle yemeklerini yiyen kedilerimi gösterdim.


Seninkiler galiba dedi. Daha çok ben onlarınkiyim galiba, yemeklerini bırakmadan sevdirmeden geçirmiyorlar dedim. 


İkimiz de kaçak güreşiyor gibiydik. Birbirimizden etkilenmiş ve bakışlarımız değişmişken bitirici vuruşu karşıdaki yapsın istiyorduk.


Nasıl oldu bilinmez kendimizi evimde köpekleri gördüğümüz halde bulmuştuk. 


Tutkulu vahşi ve boğuşurcasına bir halde. Köpeği ise şaşkınlıkla bizi izliuordu. Bir yer değiştirmiştik sanki.


12 Şubat 2019 Salı

Aşkın Rengi Nedir ?


Üniversiteye yeni başladığım dönemlerdi. Yeni bir şehre gelmiş yeni insanlar tanıdığım zamanlardı. Ortak zevklerden dolayı fazla sürmeden ufak bir arkadaş grubumuz olmuştu. Dersler dışında gerek etkinliklerde olsun gerek de gezdiğimiz zamanlarda beraber takılırdık.

İçimizde sevgilisi olanlar da vardı ve onlar da bu ufak grubumuza katılmaktan memnuniyet duyuyordu. Çabuk kaynaşmıştık.

Hepimiz bir araya gelemesek bile illaki gruptan birileri birbiriyle konuşur buluşur vakit geçirirdi.

Yine bir gün grubun tümü ve sevgilisi olanların sevgilileri sahil kenarında toplanmış bira içen bira şarap içen şarap içiyordu. Kimdi hatırlamıyorum içimizden biri ortaya bir soru attı.

Aşkın rengi nedir diye ?

Çoğunlukla kırmızı diyen oldu. Arada farklı renkler söyleyenler olsa da. Neden kırmızı diye bir soru da ben attım ortaya.

Cezbediciliğinden dedi biri diğeri tutkusundan bir diğeri ise alışılmış olmaktan dedi. Böyle farklı farklı cevaplar söylenildi.

Sonra sözü ben aldım.

Kırmızı heyecan veren korku veren bir yandan da tutkuyu hissettiren şehvetlendiren renktir. Aşkın kendisi de içinde zıt duyguları barındırır. Mantık ile duygular arasındaki köprü de bu kırmızı renktir. Gerçek bir aşkta olduğu gibi.

Ve beyaz bir ten hayal edin kucağınıza uzanmış. Eteği beline kadar sıyrılmış. Kalça gözünüzün önünde. Bu beyaz ten ilginizi çeker bir arzu doğurur değil mi? Peki arka arkaya birkaç tokat attığınızı düşünün o kalçaya. Kırmızı hale geldiğini. Bu sizin içinizde karıncaların gezmesine neden olacak o heyecanı yaratır. Aşkta bu duyguyu yaşatır. Diye uzun uzun anlattım.

Sözümü bitirdiğimde yüzüme doğru olan bakışlarını gördüğümde onlara karşı tebessüm ettim ve içkilerimize devam ettik.