Otostop çektim ve bindim arabaya. Nereye gideceğime dair bir düşünce yoktu. Bunu baştan söyledim. Olsun dedi. Teşekkür ettim.
Bir müddet yol gittikten sonra yol kenarında bir motel gördüm. İnmeye karar verdim. En azından bir süre burda kalabilirim diye düşündüm. Neyse ki yer de varmış motelde. Bir oda tuttum ve yerleştim.
Otoyolun kenarında olmasına rağmen çok araç geçmiyordu. En güzel yanlarından biriydi bu. Yatağa uzandım sonra. Halime baktım. Büyümüşüm dedim. Çocuksu sevinçlerim, çocuksu hüzünlerim ve çocuksu yaramazlıklarım kalmamıştı.
İşte bir motel odasında tek başımaydım. Arayabileceğim her şey odanın içinde vardı. Telefonum bile yanımdaydı tabi ne kadar çekerse. Gerçi burada ona ne kadar ihtiyaç duyabilirim o da bilinmez.
Çocuksu hallerin kalmaması insans tuhaf hissettiriyor. Şimdi odada böyle oturup camdan dışarıya mı bakılırdı? Yoksa çoktan muzurluklara mı başlanırdı? Hangisi daha güzel belli değil.
Kendi iç tartışmamdan zor da olsa çıktım. Ve bir nefes alıp etrafa baktım. Yolculuklar bazen gerekli oluyor. Rahatlamak, eğlenmek, dinlenmek yada ne için olursa olsun iyi geliyor.
Gece olduğunda ne olacak onu da Gece ile beraber izleyeceğiz.
28 Mart 2019 Perşembe
24 Mart 2019 Pazar
Çıplaklık
Modelden, sanat eserinden yada çıplaklığın kendinden bahsetmeyeceğim. Kısa bir örtülü çıplaklık konusuna değineceğim. Ve örtülü çıplaklık anlayışına zevkine sahip insanlar da çok fazla yok diye düşünmekteyim.
Konumuza gelelim. Mesela bu fotoğrafta bir örneğini görebiliriz. Kasık bölgesi kapalı. Bu yarı örtülü çıplaklık diyebiliriz. Göğüs bölgesini de bir şekilde saklamış olsa tam olacaktı.
Çıplak bir kadından daha ilgi çekici değil mi? Estetik konusunda da bir adım önde gibi. Çünkü bu erotizmin bir parçasıdır. Ve erotizm sanatın en etkileyen haz noktasıdır.
Ayrıca bu örtülü çıplaklık örneği aynı zamanda güzel bir resmin modeli gibi de duruyor. Belki de başka sanat dalları için ilham kaynağıdır.
Konumuza gelelim. Mesela bu fotoğrafta bir örneğini görebiliriz. Kasık bölgesi kapalı. Bu yarı örtülü çıplaklık diyebiliriz. Göğüs bölgesini de bir şekilde saklamış olsa tam olacaktı.
Çıplak bir kadından daha ilgi çekici değil mi? Estetik konusunda da bir adım önde gibi. Çünkü bu erotizmin bir parçasıdır. Ve erotizm sanatın en etkileyen haz noktasıdır.
Ayrıca bu örtülü çıplaklık örneği aynı zamanda güzel bir resmin modeli gibi de duruyor. Belki de başka sanat dalları için ilham kaynağıdır.
Kavuşma Sarılışı
Bir tren istasyonunda genç bir adam bir banka oturmuştu. Sabırsız bir hali vardı. Oturduğu pozisyonu, ellerinin hareketini ve baktığı yeri sürekli değiştiriyordu. Dakika geçmeden baktığı saate tekrar tekrar bakıyordu.
Bir tren gelip diğeri giderken beklediği tren hala gelmemişti. Kalp atışları artmış daha sık nefes alır haale gelmişti. Bir süre sonra oturduğu yerde duramaz hale geldi.
Ayağa kalkıp volta atmaya başladı. Telefonunu evde unutmasının sıkıntısını yaşıyordu biraz da. Telefonu olsa iletişim halinde olabilirdi. Şu an ise tek yapacağı bu haliyle trenin gelmesini beklemekti.
Heyecanı ve sabırsızlığı iyice artmış bedeni bu duyguları dışarı yansıtır bir hale gelmişti.
Saatine baktı. Sonra da yola. Bu gelecek tren beklediği trendi. Bulunduğu yerden geriye çekildi. Inenleri görebileceği bir yere geçmek için.
Dudaklarını ısırıyor, ayaklarını yere vuruyordu.
Bir ses duyuldu. Ve gözleri ışıldadı. Gelmişti. Tren istasyona yanaşıp durdu. Gözleri bir şahinin bir kartalın keskinliğine sahipti şu an. Inenleri tarıyordu. İnsanlar yavaş yavaş inerken beklediği kişi inmemişti hala.
Tam kendi kendine küfür edecekken onu gördü. Sanki kuğu gibi süzülerek trenden inen o genç güzeli. Kalabalığı yararcasına arasından geçip onun karşısına çıktı.
İkisi de şu an heyecanın ve mutlu anın zirvesindeydi. Ve genç adam kadını kucaklayıp sarıldı. Dudaklarını özlemin öpücüğünü kondurdu.
Bir tren gelip diğeri giderken beklediği tren hala gelmemişti. Kalp atışları artmış daha sık nefes alır haale gelmişti. Bir süre sonra oturduğu yerde duramaz hale geldi.
Ayağa kalkıp volta atmaya başladı. Telefonunu evde unutmasının sıkıntısını yaşıyordu biraz da. Telefonu olsa iletişim halinde olabilirdi. Şu an ise tek yapacağı bu haliyle trenin gelmesini beklemekti.
Heyecanı ve sabırsızlığı iyice artmış bedeni bu duyguları dışarı yansıtır bir hale gelmişti.
Saatine baktı. Sonra da yola. Bu gelecek tren beklediği trendi. Bulunduğu yerden geriye çekildi. Inenleri görebileceği bir yere geçmek için.
Dudaklarını ısırıyor, ayaklarını yere vuruyordu.
Bir ses duyuldu. Ve gözleri ışıldadı. Gelmişti. Tren istasyona yanaşıp durdu. Gözleri bir şahinin bir kartalın keskinliğine sahipti şu an. Inenleri tarıyordu. İnsanlar yavaş yavaş inerken beklediği kişi inmemişti hala.
Tam kendi kendine küfür edecekken onu gördü. Sanki kuğu gibi süzülerek trenden inen o genç güzeli. Kalabalığı yararcasına arasından geçip onun karşısına çıktı.
İkisi de şu an heyecanın ve mutlu anın zirvesindeydi. Ve genç adam kadını kucaklayıp sarıldı. Dudaklarını özlemin öpücüğünü kondurdu.
23 Mart 2019 Cumartesi
Dönemsel Güzellik
Sevgilisinin doğum gününe birkaç gün kalmıştı. Hala hediyesine karar verememiş ne alsam diye dolaşıyordu. Sevgilisi özellikle bir hediye yada büyük bir kutlama beklemezdi hiçbir zaman. Sadece onunla vakit geçirsin beraber bir şeyler yapsın yeterliydi onun için.
Buna rağmen ona özel bir şey bakıyordu. Hem onun hoşuna gidecek hem de basit olmayacak. Böyle bir şeyi insan nerden bulabilirdi ki? Daha doğrusu o kadar çok şey varken hangisine karar verecekti?
Hediyelik bir şey değil de kullanabileceği bir şey almak daha mantıklı geliyordu. Ama özel de olmalıydı. Onun mutlu halini görmek paha biçilemez bir değerdi.
Sokaklarda dükkanları gezerken bir dükkana denk geldi. Dışarıdan gördüğü dönemsel eşyalar satan bir yerdi. Sadece hediyelik eşyalar da yoktu. Güzel kıyafetler de vardı.
İlgisini çekmişti bu dükkan. İçeri girip daha fazla neler var diye bakınmaya başladı. Kendisine bir hediye alacak olsa çok fazla şey vardı. ' bu dükkan aklımda bulunsun' diyerek daha sonra kendi için de geleceğini belli etti.
Kıyafetlerin hepsi güzeldi. Fakat içlerinden biri onu etkilemeye yetmişti. Beyaz renkli sade bir elbise(gecelik, sabahlık da olabilir) idi bu. Görür görmez aklına sevgilisinin bu elbiseyle karşısında olduğu hayali geldi.
Fazla uzatmadan alışverişini tamamladı. Ve günler geçip doğum günü zamanı gelmişti.
Arkadaşlarıyla beraber dışarıda açık havada kutladı sevgilisinin doğum gününü. Eğlendiler. Hediyeyi ise o zaman vermedi. Eve gittiklerinde sevgilisine seslenip yanına çağırdı. Ve hediye paketini uzattı.
Sevgilisi şaşırdı. Bu sürprizi beklemiyordu.Heyecanlıydı.
Paketi açıp elbiseyi çıkardığında sevgilisine dönüp dudaklarına uzandı. Teşekkürlerini öpücükle iletmişti. Bu hediyeyi ne kadar sevdiğini belli etmeye yetmişti.
Denemek için odaya gitti. Tam olmuştu. Ve aynada kendini gördüğünde içi gitmişti. Çok güzel görünüyordu. ' sevgilimin tepkisi ne olacak acaba' diye kendi kendine güldü.
Ve salona doğru adımını attığında sevgilisi önce yutkundu sonra da bir ıslık çalıp hayal ettiğim gibi oldu dedi. ' harikayım' dedi sevgilisi de.
Adam sevgilisinin güzelliğine etkilenmiş bakarken sevgilisi de onun bu büyülenmiş haline bakıyordu. İkisinde de sıcak bir tebessüm vardı.
Buna rağmen ona özel bir şey bakıyordu. Hem onun hoşuna gidecek hem de basit olmayacak. Böyle bir şeyi insan nerden bulabilirdi ki? Daha doğrusu o kadar çok şey varken hangisine karar verecekti?
Hediyelik bir şey değil de kullanabileceği bir şey almak daha mantıklı geliyordu. Ama özel de olmalıydı. Onun mutlu halini görmek paha biçilemez bir değerdi.
Sokaklarda dükkanları gezerken bir dükkana denk geldi. Dışarıdan gördüğü dönemsel eşyalar satan bir yerdi. Sadece hediyelik eşyalar da yoktu. Güzel kıyafetler de vardı.
İlgisini çekmişti bu dükkan. İçeri girip daha fazla neler var diye bakınmaya başladı. Kendisine bir hediye alacak olsa çok fazla şey vardı. ' bu dükkan aklımda bulunsun' diyerek daha sonra kendi için de geleceğini belli etti.
Kıyafetlerin hepsi güzeldi. Fakat içlerinden biri onu etkilemeye yetmişti. Beyaz renkli sade bir elbise(gecelik, sabahlık da olabilir) idi bu. Görür görmez aklına sevgilisinin bu elbiseyle karşısında olduğu hayali geldi.
Fazla uzatmadan alışverişini tamamladı. Ve günler geçip doğum günü zamanı gelmişti.
Arkadaşlarıyla beraber dışarıda açık havada kutladı sevgilisinin doğum gününü. Eğlendiler. Hediyeyi ise o zaman vermedi. Eve gittiklerinde sevgilisine seslenip yanına çağırdı. Ve hediye paketini uzattı.
Sevgilisi şaşırdı. Bu sürprizi beklemiyordu.Heyecanlıydı.
Paketi açıp elbiseyi çıkardığında sevgilisine dönüp dudaklarına uzandı. Teşekkürlerini öpücükle iletmişti. Bu hediyeyi ne kadar sevdiğini belli etmeye yetmişti.
Denemek için odaya gitti. Tam olmuştu. Ve aynada kendini gördüğünde içi gitmişti. Çok güzel görünüyordu. ' sevgilimin tepkisi ne olacak acaba' diye kendi kendine güldü.
Ve salona doğru adımını attığında sevgilisi önce yutkundu sonra da bir ıslık çalıp hayal ettiğim gibi oldu dedi. ' harikayım' dedi sevgilisi de.
Adam sevgilisinin güzelliğine etkilenmiş bakarken sevgilisi de onun bu büyülenmiş haline bakıyordu. İkisinde de sıcak bir tebessüm vardı.
22 Mart 2019 Cuma
Geceye Dair
Gecenin ilk doğum gününde radikal kararlar alacağımı söylemiştim. Aradan birkaç gün geçti. Ilk izlenimlerimi yine yazmak istedim.
Spora başladım ve düzenli olarak devam ettiriyorum. Yemek konusunda bir düzen oluşturdum. Ve bunun etkisini daha şimdiden gördüm. Sporun etkilerini de hafif olarak hissediyorum.
Bağımlılık konusunda bir bağımlılığım vardı. Onu da şu andan bakınca aşmış olarak görüyorum.
Mental anlamda daha fazlası oldu. Süreklilikte sıkıntı yaşıyordum daha önce. Herhangi bir şeyde olabiliyordu bu. Fakat şimdi belli bir düzen oluşturdum. Ve süreklilik aksamadan devam ediyor. Bunun dışında kararlılık sahibi oldum yapmak istediklerim konusunda. Ve istediklerimi eğlenerek keyif alarak yapıyorum.
Kendimde eksik olan noktaları tamamlıyorum kısacası. Ve daha birkaç günlük sonuçlar olsa bile mutluluk veriyor.
Spora başladım ve düzenli olarak devam ettiriyorum. Yemek konusunda bir düzen oluşturdum. Ve bunun etkisini daha şimdiden gördüm. Sporun etkilerini de hafif olarak hissediyorum.
Bağımlılık konusunda bir bağımlılığım vardı. Onu da şu andan bakınca aşmış olarak görüyorum.
Mental anlamda daha fazlası oldu. Süreklilikte sıkıntı yaşıyordum daha önce. Herhangi bir şeyde olabiliyordu bu. Fakat şimdi belli bir düzen oluşturdum. Ve süreklilik aksamadan devam ediyor. Bunun dışında kararlılık sahibi oldum yapmak istediklerim konusunda. Ve istediklerimi eğlenerek keyif alarak yapıyorum.
Kendimde eksik olan noktaları tamamlıyorum kısacası. Ve daha birkaç günlük sonuçlar olsa bile mutluluk veriyor.
18 Mart 2019 Pazartesi
Tek Resim İki Bakış Açısı
Resime bakıldığında insanlar bu resmin teknolojinin çocukları yalnızlaştırdığını onları eve hapse ettiğini söyleyecektir. Çünkü günümüzde genel düşünce bu yönde. Haliyle böyle bir resimde de tek amacın bu olduğunu söyler.
Peki gerçekten öyle mi?
Kısmen öyle denebilir. Fakat tek bakış açısından böyle bu durum. Detaylara inince ve biraz daha dikkatli bakınca tek düşünce olmadığını görebilirsiniz.
Biraz dikkatli bakalım o zaman. Mesela doğanın tasvir edildiği kısma. Çiçekler sevimli hayvanlar yerine daha çok doğanın vahşi kısmını barındıran bir atmosferi içeriyor.
Doğayı temsil eden daha doğrusu Doğa Ana yı temsil eden kadına baktığımızda da çocuğa yaklaşımı sevecenlikten çok korkutucu türden bir yaklaşımı var. Ve çocuk da sanki korunmak için bir köşede sıkışıp kalmış gibi.
Bunlar da doğanın içindeki zararları ve korkutuculuğunu anlatıyor. Ve ilk başta söylediğimiz gelişen teknolojinin ev içinde ona doğanın bu yönlerine karşı bir güven alanı sağladığını anlatıyor.
Hangi bakış açısı doğru?
İkisi de doğru denebilir. Zararlar ve yararlar ikisinde de mevcut.
Asıl konu hangisinin doğruluğu değil zaten. İnsanlar tek bakış açısıyla baktığı için gelişemiyor. Kendi düşüncelerinin sürekli doğru olduğunu düşünüyor. Oysa farklı bakış açılarıyla yararlı ve zararlı yanları görüp daha doğru bir düşünce elde edilebilir.
17 Mart 2019 Pazar
Gecenin Doğum Günü ( Bir Doğum Günü Öyküsü )
Yıllardır kavuşmaya hasrettik. Önümüzde pek çok engel oldu her zaman. Ne kadar aşmaya çalışsak da birinde mutlaka takılıp kaldık senelerdir. Özlem duyan, birbirine ihtiyaç duyan iki aşık gibiydik biz.
Bir süre önce radikal kararlar aldık. Büyük engelleri ancak bu şekilde aşabilirdik. Yoksa daha önce yaşadığımız yenilgilerin tekrarını yaşardık. Kavuşmamı için kendimizi en güçlü hale getiriyorduk. Kendimizde olanları yeniden keşfediyor ve onları geliştiriyorduk.
Sesimi eğitiyor, yazılarımı güçlendiriyordum.
Ve bugün...
Kavuştuğumuz gün oldu bugün. Yeni yaşıma Gece ile beraber girdim. Onun ilk doğum günü oldu bugün. Onunla kavuşmak için en büyük engeli kendimi aştım.
Engeller bizi cekiştirirken tüm gücümüzle kendimizi onlardan kurtarıp kavuştuk. Bundan sonra işimiz aynı zorlukta devam edecek. Belki daha fazla zorluk da olacak. Fakat en büyük engeli aştıktan sonra bu korkutmuyor.
Gece, benim tüm karşılığım. Ruhumun zihnimin bedenimin en saf hali. Ve bu doğum gününü böylesine özel kılan da onun ilk doğum gününün olmasıydı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






